 SeÃ§ilmiÅ&#159;#  HÄ±dri Dede 





   04 EylÃ¼l 2012  



![PC273686small th]()

MezarlÄ±klar...

Ä°nsanlÄ±k yolculuÄ&#159;unun yol kenarlarÄ±nda, bu yola neden girdiÄ&#159;imizi ve sonunda varacaÄ&#159;Ä±mÄ±z yeri unutmamamÄ±z iÃ§in dikilmiÅ&#159; hatÄ±rlatÄ±cÄ± tabelalar gibi duran mezarlÄ±klar...

Kimi kaybettiÄ&#159;i bir sevdiÄ&#159;inin hatÄ±rasÄ±nÄ± canlÄ± tutmak ya da ona olan vefasÄ±nÄ± gÃ¶stermek iÃ§in ziyarete gelir.

Kimi belki de her gÃ¼n yanÄ±ndan geÃ§tiÄ&#159;i halde dÃ¶nÃ¼p bir bakmayÄ± bile aklÄ±na getirmez.

Kimi aceleyle bir yere yetiÅ&#159;meye Ã§alÄ±Å&#159;Ä±rken yanÄ± baÅ&#159;Ä±nda fark edince oradan geÃ§ene kadar, mahcubiyet ve saygÄ±yla karÄ±Å&#159;Ä±k bir duygunun etkisine girip adÄ±mlarÄ±nÄ± ve nefes alÄ±Å&#159; veriÅ&#159;ini yavaÅ&#159;latÄ±r.

Kimi yolunun Ã¼stÃ¼nde olduÄ&#159;unu son anda fark edip korku ve Ã¼rpertiyle yolunu deÄ&#159;iÅ&#159;tirip etrafÄ±ndan dolanÄ±r.

Kimi fÄ±rsat buldukÃ§a huzur bulmak, ibret almak iÃ§in gelip mezarlarÄ±n arasÄ±nda sakince dolaÅ&#159;Ä±r.

Ama sonunda herkesi istese de istemese de getirdikleri yerdir mezarlÄ±klar.

\* \* \*

Daha kapÄ±sÄ±ndan girerken az Ã¶nceki acelesinin sakinliÄ&#159;e, dinginliÄ&#159;e, saygÄ±ya dÃ¶nÃ¼p adÄ±mlarÄ±nÄ±n ister istemez yavaÅ&#159;ladÄ±Ä&#159;Ä±nÄ± fark etti genÃ§ adam. Buraya Ã¶nemli bir Å&#159;ey iÃ§in gelmiÅ&#159;ti. Ne kadar da geniÅ&#159; bir araziye yayÄ±lmÄ±Å&#159;tÄ±. Her yan Ã§eÅ&#159;itli Å&#159;ekillerde, eskili yenili mezarlar ve mezar taÅ&#159;larÄ±yla doluydu. Mezar Ã¶beklerinin arasÄ±nda yollar, sokaklar oluÅ&#159;turulmuÅ&#159;tu. Neresinden baÅ&#159;lamalÄ±ydÄ± ki? AradÄ±Ä&#159;Ä± Å&#159;eyi acaba bulabilecek miydi? YapÄ±sÄ±nda kararsÄ±zlÄ±k pek bulunmadÄ±Ä&#159;Ä±ndan, bilmediÄ&#159;i bir yeri ilk defa gezerken ya da keÅ&#159;federken yaptÄ±Ä&#159;Ä± Å&#159;eyi yaptÄ±; saÄ&#159; tarafÄ±ndan baÅ&#159;layÄ±p sola doÄ&#159;ru dolanmaya karar verdi.

YÃ¼rÃ¼dÃ¼Ä&#159;Ã¼ yol boyunca gÃ¶z alabildiÄ&#159;ine saÄ&#159;lÄ± sollu mezarlar vardÄ±. Kimi eski, kimi yeni, kimi tarihi, kimi kÃ¼Ã§Ã¼k, kimi bÃ¼yÃ¼k, kimi gÃ¶steriÅ&#159;li, kimi mÃ¼tevazÄ±.

Mezarlar ve mezar taÅ&#159;larÄ±, kiÅ&#159;ilerin yaÅ&#159;adÄ±klarÄ± dÃ¶neme, yaÅ&#159;ama koÅ&#159;ullarÄ±na, varlÄ±klÄ± mÄ± yoksul mu olduklarÄ±na iliÅ&#159;kin ipuÃ§larÄ± veriyor. Yer yer aile mezarlÄ±klarÄ± oluÅ&#159;turulmuÅ&#159;. Birbirini sevenler ayrÄ±lmasÄ±n diye yakÄ±n yerlere defnedilmiÅ&#159;ler. BazÄ±larÄ±nÄ±n yakÄ±nlarda bir seveninin ziyaretine geldiÄ&#159;i, Ã¼zerine konulmuÅ&#159; taze Ã§iÃ§eklerden, saÄ&#159;Ä±nÄ±n solunun temizlenmiÅ&#159; olmasÄ±ndan anlaÅ&#159;Ä±lÄ±yor. Buna karÅ&#159;Ä±lÄ±k bazÄ±larÄ± da unutulmuÅ&#159;, uzun zamandÄ±r kimse ziyaret etmemiÅ&#159; olduÄ&#159;undan kaybolmaya yÃ¼z tutmuÅ&#159;. Zamanla birlikte mezar taÅ&#159;larÄ± da teknolojinin deÄ&#159;iÅ&#159;imine ayak uydurmuÅ&#159;. Uzun zaman Ã¶ncesinden kalanlarÄ±n Ã§oÄ&#159;u sanat eseri gibi Ã¶zenle iÅ&#159;lenmiÅ&#159;, Å&#159;ekillendirilmiÅ&#159;. Daha yenilerse artÄ±k betonlaÅ&#159;manÄ±n etkisine girmiÅ&#159;.

DÄ±Å&#159;larÄ±ndan bakÄ±nca ayrÄ± ayrÄ± Å&#159;ekillerde gÃ¶rÃ¼nmelerine karÅ&#159;Ä±n hepsinin bazÄ± ortak Ã¶zellikleri de var. Hepsi de sakin, sessiz. Huzur dedikleri Å&#159;ey bu mu yoksa? Almancada mezarlÄ±Ä&#159;a **â&#128;&#156;Friedhofâ&#128;&#157;** diyorlar. BarÄ±Å&#159;, huzur, sakinlik anlamÄ±na gelen **â&#128;&#156;Friedenâ&#128;&#157;** ile avlu, alan, yer, konak anlamÄ±na gelen **â&#128;&#156;Hofâ&#128;&#157;** kelimelerinin birleÅ&#159;iminden meydana gelmiÅ&#159;. Almanyaâ&#128;&#153;dan ailece temelli dÃ¶ndÃ¼kten sonra huzurevi kelimesini ilk duyduÄ&#159;unda herhalde bu yÃ¼zden, **â&#128;&#156;mezarlÄ±kâ&#128;&#157;** demek istediklerini dÃ¼Å&#159;Ã¼nmÃ¼Å&#159;tÃ¼. Zaten bizim kÃ¼ltÃ¼rÃ¼mÃ¼zde yaÅ&#159;lÄ±larÄ±nÄ± bÃ¶yle yuvalara, bakÄ±mevlerine terk etmek diye bir Å&#159;ey var mÄ±ydÄ±? Daha Ã¶lmeden ailesinin yaÅ&#159;lÄ±larÄ±nÄ± kim mezarlÄ±Ä&#159;a bÄ±rakÄ±r ki? Ne yazÄ±k ki betonlaÅ&#159;madan sonra bunlar da oldu. Eskilerimizden biri bunun buraya varacaÄ&#159;Ä±nÄ± Ã¶nceden hissetmiÅ&#159; ki **â&#128;&#156;TÃ¼fek icat oldu mertlik bozulduâ&#128;&#157;** demiÅ&#159;. Yani, teknoloji ve bilim alabildiÄ&#159;ine ilerledi ama insanlÄ±k Ã¶ldÃ¼, neye yarar ki?

DÄ±Å&#159;Ä±ndan bakana farklÄ± gÃ¶rÃ¼nÃ¼p de iÃ§indekiler iÃ§in aynÄ± olan Ã¶zelliklerinden biri de, artÄ±k hepsinin de aynÄ± topraÄ&#159;Ä±n altÄ±nda olmalarÄ±. Her ne kadar yakÄ±nlarÄ± ya da geride kalanlar ve onu sevenler onun iÃ§in ayrÄ±calÄ±k ifade eden bir mezar yapmÄ±Å&#159; olsalar da, burada hepsi de eÅ&#159;it, hepsi de topraÄ&#159;Ä±n altÄ±nda. O kiÅ&#159;i kendisi de belki hayattayken bÃ¶yle bir Å&#159;ey isterdi ama Ã¶ldÃ¼kten sonra bunun bir anlamÄ± var mÄ±? Ya da o gÃ¶steriÅ&#159;li mezarla ruhu huzur buldu mu? Yoksa o ona daha Ã§ok bir sÄ±kÄ±ntÄ± mÄ± veriyor? Oraya bir kere gidip gÃ¶rdÃ¼kten sonra geri dÃ¶nme Å&#159;ansÄ± olsaydÄ±, kendisi iÃ§in bÃ¶yle gÃ¶steriÅ&#159;li bir mezar yapÄ±lmasÄ±nÄ± ister miydi acaba? Belki de nasÄ±l olursa olsun bunun hiÃ§bir Ã¶nemi olmazdÄ±.

![mezarlik gul dua th]()

Fakat henÃ¼z oraya girme sÄ±rasÄ± gelmemiÅ&#159; biz dÄ±Å&#159;arÄ±dakiler, orada yatanlarÄ±n arasÄ±ndan geÃ§erken saygÄ±da kusur etmemeliyiz. Ã&#135;Ã¼nkÃ¼ onlar insanlÄ±k gÃ¶revlerini Å&#159;Ã¶yle ya da bÃ¶yle tamamladÄ±. Ä°yi, kÃ¶tÃ¼, rahat, zor, nasÄ±l olursa olsun bir hayatÄ± sonuna kadar yaÅ&#159;adÄ±. Acele etmeden, gÃ¼rÃ¼ltÃ¼ Ã§Ä±karmadan, saygÄ±yla aralarÄ±ndan geÃ§mek lazÄ±m. Biz nasÄ±l Å&#159;u anda onlarÄ±n bizi gÃ¶rmediÄ&#159;ini dÃ¼Å&#159;Ã¼nÃ¼yorsak, aslÄ±nda biz onlarÄ±n gÃ¶rdÃ¼Ä&#159;Ã¼nÃ¼ gÃ¶rmÃ¼yor olabiliriz. Å&#158;u anda nerede, kimin huzurunda, hangi davranÄ±Å&#159; iÃ§inde bulunduklarÄ±nÄ± bilebiliyor muyuz? Onlar nasÄ±l Å&#159;u anda gÃ¶rdÃ¼klerinin heybetiyle sesleri kesilmiÅ&#159; halde duruyorlarsa biz de burada onlara uyup huzurda tÄ±pÄ±rtÄ±lardan baÅ&#159;ka bir Å&#159;eyin duyulmayacaÄ&#159;Ä± o gÃ¼n**1** gibi sessiz ve saygÄ±lÄ± hareket etmeliyiz. Burada acele etmeden, aÄ&#159;Ä±r aÄ&#159;Ä±r yÃ¼rÃ¼mek gerekir. Zaten sonunda geleceÄ&#159;imiz yer burasÄ± deÄ&#159;il mi?

GenÃ§ adam bunlarÄ± dÃ¼Å&#159;Ã¼nÃ¼rken bu mezarlÄ±Ä&#159;a neden geldiÄ&#159;ini de hatÄ±rladÄ± bir an. Buraya bir bÃ¼yÃ¼Ä&#159;Ã¼n mezarÄ±nÄ± bulmaya gelmiÅ&#159;ti. KaÃ§ yÃ¼z yÄ±l Ã¶nce bu topraklarda yaÅ&#159;amÄ±Å&#159;, geÃ§miÅ&#159;imizin, kÃ¼ltÃ¼rÃ¼mÃ¼zÃ¼n, insanlÄ±Ä&#159;Ä±n kilometre taÅ&#159;larÄ±ndan bir bÃ¼yÃ¼Ä&#159;Ã¼n. Fakat bu binlerce mezar taÅ&#159;Ä±nÄ±n arasÄ±ndan onunkini nasÄ±l ayÄ±rt edecekti. Ã&#135;eÅ&#159;it Ã§eÅ&#159;it mezar taÅ&#159;larÄ± vardÄ±. Ä°rili ufaklÄ± mezarlar vardÄ±. Ã&#135;ocuklar iÃ§in kÃ¼Ã§Ã¼cÃ¼k mezarlar yapmÄ±Å&#159;lardÄ±. BazÄ±larÄ± Ã¼Ã§, beÅ&#159; sene, bazÄ±larÄ± ancak birkaÃ§ gÃ¼n yaÅ&#159;amÄ±Å&#159;tÄ±. O ufacÄ±k mezarlar orada yatanÄ±n kÃ¼Ã§Ã¼k bir Ã§ocuk olduÄ&#159;unu belli ettiÄ&#159;inden, insanÄ±n kucaÄ&#159;Ä±na alÄ±p sevesi geliyordu. Daha ana babasÄ± kendisine doymadan bu yavrularÄ±n birdenbire hiÃ§ beklenmedik bir Ã§abuklukla gidivermelerine gÃ¶nlÃ¼ razÄ± olmuyordu. Ne kadar kÄ±sa bir Ã¶mÃ¼r. BazÄ±larÄ± seksen, yÃ¼z yÄ±l yaÅ&#159;amÄ±Å&#159;ken, aralarÄ±nda bir gÃ¼nÃ¼ bile tamamlayamamÄ±Å&#159; olanlar var. Bir gÃ¼n dediÄ&#159;in nedir ki? Bir gÃ¶z aÃ§Ä±p kapayÄ±ncaya kadar. Eskiler hep sÃ¶ylerdi: **â&#128;&#156;Ã&#150;mÃ¼r dediÄ&#159;in, bir gÃ¶z aÃ§Ä±p kapayÄ±ncaya kadar.â&#128;&#157;** Ã&#150;yleyse Ã¶mrÃ¼n uzun olmasÄ±nÄ±n da Ã§ok bir anlamÄ± yok. Bir gÃ¼n de olsa, yÃ¼z yÄ±l da olsa bir gÃ¶z aÃ§Ä±p kapama.

AslÄ±nda Å&#159;Ã¶yle bir dÃ¼Å&#159;Ã¼nÃ¼nce bu yalan da deÄ&#159;il; aksine tamÄ± tamÄ±na doÄ&#159;ru bir tanÄ±m. DoÄ&#159;umla Ã¶lÃ¼m arasÄ±ndaki Ã¶mÃ¼r dediÄ&#159;imiz ve uzun sandÄ±Ä&#159;Ä±mÄ±z zaman dilimi aslÄ±nda sadece bir an, bir gÃ¶z aÃ§Ä±p kapama ya da bir nefes alÄ±p vermeden ibaret. Ã&#150;rnek olsun diye deÄ&#159;il gerÃ§ekten Ã¶yle. Bunu kÃ¼Ã§Ã¼k bir denemeyle insan yaÅ&#159;antÄ±sÄ±nÄ±n her anÄ±nda kendisi de anlayabilir.

Å&#158;Ã¶yle:

Sakince bir yere oturup arkamÄ±za yaslanalÄ±m. Å&#158;u ana kadar yaÅ&#159;adÄ±klarÄ±mÄ±zÄ±n toplamÄ±nÄ± hatÄ±rlayÄ±p Å&#159;Ã¶yle bir gÃ¶zÃ¼mÃ¼zde canlandÄ±ralÄ±m. HatÄ±rlamadÄ±Ä&#159;Ä±mÄ±z halde bebekliÄ&#159;imize dair bize anlatÄ±lanlardan tutun da ilk Ã§ocukluk yÄ±llarÄ±mÄ±zÄ±n hayal meyal zihnimizde oluÅ&#159;an gÃ¶rÃ¼ntÃ¼lerinden, en iyi hatÄ±rladÄ±Ä&#159;Ä±mÄ±z ve yaÅ&#159;antÄ±mÄ±zda Ã¶nemli yerler tutan olaylara ve bugÃ¼ne kadar olanlara dair her Å&#159;eyi gÃ¶zÃ¼mÃ¼zÃ¼n Ã¶nÃ¼nden geÃ§irelim. Ve bu arada yavaÅ&#159; yavaÅ&#159; gÃ¶z kapaklarÄ±mÄ±zÄ± kapatalÄ±m. Ä°Å&#159;te! Bir gÃ¶z aÃ§Ä±p kapamayla geÃ§miÅ&#159; her Å&#159;ey deÄ&#159;il mi? Å&#158;imdi biraz daha ileri gidelim ve Ã¶lÃ¼m dÃ¶Å&#159;eÄ&#159;inde olduÄ&#159;umuzu dÃ¼Å&#159;Ã¼nelim. AÄ&#159;Ä±r aÄ&#159;Ä±r son nefesimizi veriyoruz; bir dahakini alamayacaÄ&#159;Ä±mÄ±zÄ± artÄ±k biliyoruz. GÃ¶zlerimizi de aÄ&#159;Ä±r aÄ&#159;Ä±r son kez kapatÄ±yoruz; onu da bir daha aÃ§amayacaÄ&#159;Ä±mÄ±zÄ± biliyoruz. Ä°Å&#159;te son an! Bir nefes alÄ±p verme. Bir gÃ¶z aÃ§Ä±p kapama. Bir Ã¶mÃ¼r.

Derken, o ana kadar bu dÃ¼Å&#159;Ã¼ncelere dalmÄ±Å&#159; ve bir yandan da mezar taÅ&#159;larÄ±na baka baka ilerleyen genÃ§ adam gÃ¶zÃ¼ne iliÅ&#159;en kÃ¼Ã§Ã¼k bir mezar taÅ&#159;Ä±nÄ±n Ã¼stÃ¼ndeki yazÄ±yÄ± gÃ¶rÃ¼nce Ã¼rpertiyle dona kaldÄ±. Å&#158;Ã¶yle yazÄ±yordu:

**â&#128;&#156;Kendi yaktÄ±Ä&#159;Ä± ateÅ&#159; ile elbisesinden tutuÅ&#159;up yanan kÃ¼Ã§Ã¼k yavrum Mustafa'nÄ±n ruhuna Fatiha. 1952 - 1956.â&#128;&#157;**

Ä°Ã§inin parÃ§alandÄ±Ä&#159;Ä±nÄ± hissetti. Hem de yandÄ±Ä&#159;Ä±nÄ±. DÃ¶rt yaÅ&#159;Ä±nda o feci sonla hayata veda eden yavrunun ana babasÄ±nÄ±n yerine koydu kendini. Buna can dayanÄ±r mÄ±ydÄ±? Ne aÄ&#159;Ä±r bir acÄ±ydÄ± o! Kim bilir ne Ã§ok seviyorlardÄ± kÃ¼Ã§Ã¼k yavrularÄ±nÄ±. Å&#158;imdi kendileri yaÅ&#159;Ä±yorlar mÄ± acaba? YaÅ&#159;Ä±yorlarsa bu acÄ±yÄ± unutmuÅ&#159; olabilirler mi? Ä°mkÃ¢nÄ± mÄ± var? Birer damla yaÅ&#159; sÃ¼zÃ¼ldÃ¼ gÃ¶zlerinden. Hem bu yavrunun ruhuna, hem onun ana babasÄ±na, hem de kendi iÃ§indeki yangÄ±na iyi gelirdi belki bu. **â&#128;&#156;Yoksa biz de kendi yaktÄ±Ä&#159;Ä±mÄ±z ateÅ&#159;le mi gÃ¶mleÄ&#159;imizi tutuÅ&#159;turuyoruz?â&#128;&#157;** diye geÃ§irdi iÃ§inden.

Yoluna devam etmeliydi. Buraya bir Å&#159;ey iÃ§in gelmiÅ&#159;ti. Bu mezarlÄ±kta bir bÃ¼yÃ¼Ä&#159;Ã¼n mezarÄ±nÄ± arÄ±yordu. Sesi bu kubbede bÃ¢kÃ® kalmÄ±Å&#159; bÃ¼yÃ¼klerden birinin mezarÄ±nÄ±. O bu topraklarda yaÅ&#159;amÄ±Å&#159; bÃ¼yÃ¼k bir zattÄ±. Ä°nsanlÄ±k iÃ§in bÃ¼yÃ¼k bir kiÅ&#159;ilikti. Fakat okuldaki tarih derslerinde bÃ¼yÃ¼kler hep savaÅ&#159;mÄ±Å&#159;, kanlar dÃ¶kmÃ¼Å&#159; komutanlar, krallar olarak anlatÄ±lÄ±rdÄ±. Neredeyse bÃ¼tÃ¼n derslerde birinciliÄ&#159;e oynayan bir Ã¶Ä&#159;renciyken tarih ve inkÄ±lÃ¢p tarihi derslerine Ä±sÄ±namayÄ±Å&#159;Ä±nÄ±, bunlarda baÅ&#159;arÄ±sÄ±z oluÅ&#159;unu hatta sadece bu derslerden bÃ¼tÃ¼nlemeye kalÄ±Å&#159;Ä±nÄ±n sebebini sanki Å&#159;imdi daha iyi anlÄ±yordu. Tarih neydi? Falanca olayÄ±n tarihi, filanca komutanÄ±n yaptÄ±Ä&#159;Ä± savaÅ&#159;lar, Å&#159;u, bu, ezber...

Kendi okuduÄ&#159;u tarih kitaplarÄ±na, romanlara, bÃ¼yÃ¼klerin hikÃ¢yelerine hiÃ§ benzemiyordu. Å&#158;iiri de bÃ¶yle gÃ¶stererek neredeyse tÃ¼m Ã§ocuklarÄ± eski Å&#159;iirimizden, divan Å&#159;iirinden soÄ&#159;utmuyorlar mÄ±ydÄ±? Neydi Å&#159;iir? FÃ¢ilatÃ¼n, fÃ¢ilÃ¢tÃ¼n. Ne sorulurdu? Å&#158;u gazelin aruz Ã¶lÃ§Ã¼sÃ¼nÃ¼ bulun! MÃ¼bÃ¢laÄ&#159;a, cinas, sanatlar, kalÄ±plar, Å&#159;u, bu, ezber...

Hatta kendisi de derslerde daha baÅ&#159;arÄ±lÄ± Ã¶Ä&#159;rencileri ayÄ±rdÄ±klarÄ± matematik bÃ¶lÃ¼mÃ¼nde okumuÅ&#159; olmasÄ±na raÄ&#159;men, bunun eÄ&#159;itim sistemimizdeki yanlÄ±Å&#159;lardan biri olduÄ&#159;unu Å&#159;imdi daha iyi anlayabiliyordu. Ã&#135;oÄ&#159;u derste daha az baÅ&#159;arÄ± gÃ¶steren Ã¶Ä&#159;renciler de edebiyat bÃ¶lÃ¼mÃ¼ne gÃ¶nderiliyordu. BÃ¶ylece, aslÄ±nda daha deÄ&#159;erli olan edebiyat deÄ&#159;ersiz gÃ¶steriliyor, yetenekli ve baÅ&#159;arÄ±lÄ± Ã¶Ä&#159;renciler bu alandan uzaklaÅ&#159;tÄ±rÄ±lÄ±p maddi aÄ&#159;Ä±rlÄ±Ä&#159;Ä± olan mesleklere yÃ¶nlendiriliyordu. Kitap okuma oranÄ±nÄ±n en dÃ¼Å&#159;Ã¼k olduÄ&#159;u ve gerÃ§ek sanata ve edebiyata ilginin kalmadÄ±Ä&#159;Ä± ve iyi sanatÃ§Ä±larÄ±n yetiÅ&#159;mediÄ&#159;i Ã¼lkelerden birine dÃ¶nmÃ¼Å&#159; olmamÄ±zÄ±n en Ã¶nemli nedenlerinden biri de bu olmalÄ±ydÄ±.

Å&#158;iiri gÃ¼zel bir okuyuÅ&#159;la okuyup, anlamÄ±nÄ±, derinliÄ&#159;ini, arkasÄ±ndaki bilgi birikimini, kÃ¼ltÃ¼rÃ¼, zenginliÄ&#159;i anlatan bir hocaya rastlamamÄ±Å&#159;tÄ±.

Mezar taÅ&#159;larÄ±na da yer yer Å&#159;iirler yazarlar. Mezarlar arasÄ±nda dolaÅ&#159;Ä±rken aklÄ±na eski bÃ¼yÃ¼k Å&#159;airlerden birinin bir beyti geldi:

**Ey olup sultan diyen dÃ¼nyÃ¢da benden gayrÄ± yok  
Sen seni bir cuÄ&#159;d bil dÃ¼nyanÄ± bir virÃ¢ne tut2**

Ä°nsan ne kadar bÃ¼yÃ¼klenirse bÃ¼yÃ¼klensin, o kÄ±sacÄ±k Ã¶mrÃ¼nÃ¼n sonunda geleceÄ&#159;i yer iÅ&#159;te burasÄ±.

Hatta sultan olup, daha Ã¶lmeden baÅ&#159;Ä±na gelecekleri hissederek bunu dizelere dÃ¶ken eski bÃ¼yÃ¼klerimizden biri **â&#128;&#156;Bir gÃ¼n gele ki gÃ¶rmeye kimse turÃ¢bÄ±mÄ±3â&#128;&#157;** diyerek sanki ibret alalÄ±m diye bu dizeleri bize miras bÄ±rakmÄ±Å&#159;.

KaÃ§ saattir geziyordu kim bilir. AradÄ±Ä&#159;Ä±nÄ± bulabilecek miydi?

BirkaÃ§ yÄ±ldÄ±r okuduÄ&#159;u Konyaâ&#128;&#153;dan, daha Ã¶nce hem okuyup hem de Ã§alÄ±Å&#159;tÄ±Ä&#159;Ä± Ä°stanbulâ&#128;&#153;a otobÃ¼sle gelirken yolda aldÄ±Ä&#159;Ä± gazetede gÃ¶rdÃ¼Ä&#159;Ã¼ bir haberdi onu bu mezarlÄ±Ä&#159;a getiren.

Liseyi bitirirken girdiÄ&#159;i Ã¼niversite sÄ±navÄ±nda yaptÄ±Ä&#159;Ä± bÃ¼tÃ¼n tercihler Ä°stanbulâ&#128;&#153;du. Hangi okulda okuyacaÄ&#159;Ä±ndan Ã§ok, Ä°stanbulâ&#128;&#153;u gÃ¶rÃ¼p tanÄ±mayÄ± hayal ediyordu. Bu yÃ¼zden de zaten, girdiÄ&#159;i mÃ¼hendislik fakÃ¼ltesine ilk bir buÃ§uk ay boyunca hiÃ§ gitmemiÅ&#159;, her gÃ¼n sabahtan akÅ&#159;ama kadar semt semt, cadde cadde, sokak sokak, mÃ¼ze, cami, park dememiÅ&#159;, Ä°stanbulâ&#128;&#153;un Avrupa yakasÄ±nÄ± yÃ¼rÃ¼yerek dolaÅ&#159;mÄ±Å&#159;, Ã¶yle ki her bir tarafÄ±nÄ± neredeyse bir taksici kadar Ã¶Ä&#159;renmiÅ&#159;ti. Ä°stanbulâ&#128;&#153;da iki yÄ±l mÃ¼hendislik okumuÅ&#159;, sonra da bunun kendisini aÃ§madÄ±Ä&#159;Ä±nÄ± gÃ¶rÃ¼p Konyaâ&#128;&#153;ya filoloji ve edebiyat okumaya gitmiÅ&#159;ti. Orada Ã¼niversiteye devam ederken bir ustadan ney dersleri almÄ±Å&#159;, bir musiki derneÄ&#159;inde sazlar arasÄ±nda neyzen olarak kabul edilmiÅ&#159;ti. UstasÄ± ona ney aÃ§mayÄ± Ã¶Ä&#159;renmeyi teklif edince, her bir tarafÄ±na bir kamÄ±Å&#159; Ã¶lÃ§Ã¼sÃ¼ Ã§izilmiÅ&#159; dÃ¶rtgen Ã§Ä±tayÄ± alÄ±p Hatay, SamandaÄ&#159;Ä±â&#128;&#153;nÄ±n yolunu tutmuÅ&#159;, binlerce kamÄ±Å&#159; arasÄ±ndan seÃ§tiÄ&#159;i on beÅ&#159;, yirmi kadarÄ±nÄ± alÄ±p gelmiÅ&#159;, beraberce aÃ§Ä±p kendi neylerini kendileri yapmÄ±Å&#159;lardÄ±. Bir kÄ±smÄ±nÄ± da satalÄ±m deyince, orada Ã§alÄ±Å&#159;tÄ±Ä&#159;Ä± iÃ§in bir miktar Ã§evre edindiÄ&#159;i Ä°stanbulâ&#128;&#153;a, Sultanahmetâ&#128;&#153;e gitmeye karar vermiÅ&#159;, yolda gelirken otobÃ¼ste okumak iÃ§in aldÄ±Ä&#159;Ä± gazetede gÃ¶rdÃ¼Ä&#159;Ã¼ bir haber kendisini bu mezarlÄ±Ä&#159;a getirmiÅ&#159;ti. YanlÄ±Å&#159; hatÄ±rlamÄ±yorsa o sÄ±ralar gazetelerde iÅ&#159;lenen konulardan biri de, Adnan Menderes ve onunla birlikte idam edilenlerin itibarlarÄ±nÄ±n iade edilmesiydi. Ama onu buraya getiren haber o deÄ&#159;ildi. Haberde Å&#159;Ã¶yle diyordu:

**BÃ¼yÃ¼k bestekÃ¢r ItrÃ®â&#128;&#153;nin EdirnekapÄ± mezarlÄ±Ä&#159;Ä±ndaki tÃ¼rbesi bakÄ±msÄ±zlÄ±ktan yÄ±kÄ±lmak Ã¼zere.**

Bu haberi okuyunca Ä°stanbulâ&#128;&#153;a geldiÄ&#159;inin ilk gÃ¼nÃ¼ EdirnekapÄ± mezarlÄ±Ä&#159;Ä±na gidip bu bÃ¼yÃ¼k ustanÄ±n mezarÄ±nÄ± bulmaya karar vermiÅ&#159;ti.

Ä°Å&#159;te Å&#159;imdi bu kadar geniÅ&#159; bir alana yayÄ±lmÄ±Å&#159; bu mezarlÄ±kta kim bilir kaÃ§ saattir dolaÅ&#159;Ä±yordu. BakÄ±msÄ±z bir mezar olduÄ&#159;una gÃ¶re onu diÄ&#159;erlerinden ayÄ±rt etmek de pek kolay olmayabilirdi. Eski yazÄ±yla yazÄ±lmÄ±Å&#159; mezar taÅ&#159;larÄ±na Ã¶zellikle dikkat ediyordu. Ã&#135;ocukluÄ&#159;unda Arap alfabesini okumayÄ± Ã¶Ä&#159;renmiÅ&#159;, lisedeyken ArapÃ§a dil kursuna gitmiÅ&#159; ve Å&#159;imdi Ã¼niversitede okuduÄ&#159;u bÃ¶lÃ¼mde aynÄ± zamanda OsmanlÄ± dÃ¶nemi TÃ¼rkÃ§esi dersleri de alÄ±yordu. En azÄ±ndan onun adÄ±nÄ±n geÃ§tiÄ&#159;i yeri okuyabilse yeterdi. Ama bu mezarlÄ±k o kadar bÃ¼yÃ¼ktÃ¼ ve buraya geleli o kadar zaman geÃ§miÅ&#159;ti ki, artÄ±k neredeyse akÅ&#159;am olmadan vazgeÃ§ip geri dÃ¶necekti. GÃ¶rdÃ¼Ä&#159;Ã¼ her mezar taÅ&#159;Ä±nÄ±n ayrÄ±ntÄ±larÄ±na bakmadan, sadece o olup olmadÄ±Ä&#159;Ä±na anlayacak kadar bakÄ±p yoluna daha hÄ±zlÄ± devam etmeye karar verdi. Birden, gittiÄ&#159;i yolun saÄ&#159; kÃ¶Å&#159;esinde, yarÄ±m adam boyu yÃ¼ksekliÄ&#159;inde beton bir duvarla Ã§evrilmiÅ&#159; bir mezarÄ±n beton duvarÄ±nÄ±n Ã¼stÃ¼nde yeÅ&#159;il bir boyayla eÄ&#159;ri bÃ¼Ä&#159;rÃ¼ yazÄ±lmÄ±Å&#159; yazÄ±yÄ± gÃ¶rÃ¼nce heyecanla iÃ§inden **â&#128;&#156;Ä°Å&#159;te o!â&#128;&#157;** deyip o tarafa doÄ&#159;ru yÃ¶neldi. Beton duvarÄ±n Ã¼stÃ¼ndeki eÄ&#159;ri bÃ¼Ä&#159;rÃ¼ yeÅ&#159;il yazÄ± Å&#159;Ã¶yleydi:

**â&#128;&#156;HÄ±dri Dedeâ&#128;&#157;**

Belki de onu ziyarete gelenlerin Ã§okluÄ&#159;undan ya da nesilden nesile anlatÄ±lanlardan, orada yatanÄ±n veli bir kiÅ&#159;i olduÄ&#159;una karar vermiÅ&#159;, mezarlÄ±Ä&#159;Ä±n bakÄ±mÄ±yla ilgilenen, bu civarlarda oturan ya da buraya sÄ±k sÄ±k gelen biri, her kimse, bunun onun mezarÄ± olduÄ&#159;unun anlaÅ&#159;Ä±lmasÄ± iÃ§in Ã¼stÃ¼ne o yazÄ±yÄ± yazmÄ±Å&#159;tÄ±.

Å&#158;ekli bozuk, eÄ&#159;ri bÃ¼Ä&#159;rÃ¼ yazÄ±lar gÃ¶ze pek hoÅ&#159; gÃ¶rÃ¼nmez. Ama onu arayan iÃ§in bu ne kadar gÃ¼zel, ne kadar anlamlÄ± bir eÄ&#159;ri bÃ¼Ä&#159;rÃ¼ yazÄ±ydÄ±. Bunu buraya yazan belki de okula giderken derslerinde baÅ&#159;arÄ±lÄ± biri deÄ&#159;ildi ama insanlÄ±k dersinde yÃ¼ksek bir notu hak etmiÅ&#159;ti yaptÄ±Ä&#159;Ä± bu yamuk yumuk iÅ&#159;le. Ya o beton duvar. Å&#158;ehirleri, hatta kÃ¶yleri bile kaplayan o Ã§irkin beton yapÄ±larla aynÄ± malzemeden yapÄ±ldÄ±Ä&#159;Ä± halde o ne gÃ¼zel bir beton duvardÄ±. KiÅ&#159;inin aradÄ±Ä&#159;Ä±nÄ± bulmasÄ±na aracÄ± olduÄ&#159;u iÃ§in insanlÄ±k adÄ±na mimari bir Å&#159;aheserdi.

Ã&#135;ok sevindi. Ya bulamasaydÄ±! Ä°Ã§ kÄ±smÄ±ndaki eski mezar taÅ&#159;Ä±nÄ±n Ã¼stÃ¼ndeki eski yazÄ±mÄ±zla yazÄ±lmÄ±Å&#159; **â&#128;&#156;ItrÃ®â&#128;&#157;** kelimesini de seÃ§ebiliyordu. Ellerini kaldÄ±rÄ±p Å&#159;Ã¼kretti. Ä°Ã§inden okumak istediklerini okudu, duasÄ±nÄ± yaptÄ±, yÃ¼zÃ¼ne gÃ¼lÃ¼mseme yayÄ±ldÄ±. Neredeyse akÅ&#159;am olacaktÄ±. ArtÄ±k geri dÃ¶nebilirdi.

MezarlÄ±Ä&#159;Ä±n Ã§Ä±kÄ±Å&#159;Ä±na doÄ&#159;ru giderken kendinden yirmi, yirmi beÅ&#159; yaÅ&#159; bÃ¼yÃ¼k birinin elinde fotoÄ&#159;raf makinesiyle gezerken mezarlÄ±k gÃ¶revlisinin Å&#159;Ã¶yle sorduÄ&#159;unu gÃ¶rdÃ¼:

**"Gazeteci misiniz?"**

Adam: **"HayÄ±r, kitap yazÄ±yorum."**

GÃ¶revli: **"FotoÄ&#159;raf Ã§ekmek iÃ§in izin aldÄ±nÄ±z mÄ±?"**

Adam: **"Yasak mÄ±? Bilmiyordum. GiriÅ&#159;te kimse bir Å&#159;ey sÃ¶ylemedi. Kusura bakmayÄ±n."**

GÃ¶revli: **"GÃ¶rmemiÅ&#159;lerdir. Bir daha gelirseniz haberiniz olsun."**

Adam: **"Kusura bakmayÄ±n."**

Ã&#150;yle dedikten sonra adam fotoÄ&#159;raf makinesini Ã§antasÄ±na koydu ve oradan ayrÄ±ldÄ±.

KonuÅ&#159;malara Å&#159;ahit olan genÃ§ adam bir an kendini Ã¶tekinin yerine koydu. Kendisi olsa belki de genÃ§liÄ&#159;in verdiÄ&#159;i sÄ±cakkanlÄ±lÄ±kla gÃ¶revliyle tartÄ±Å&#159;Ä±rdÄ±. AradÄ±Ä&#159;Ä±nÄ± bulmuÅ&#159; olmanÄ±n verdiÄ&#159;i mutlulukla oradan ayrÄ±lÄ±p kaldÄ±Ä&#159;Ä± yerin yolunu tuttu.

![Cevri Kalfa Bazaar, Ä°stanbul - Sultanahmet - Divanyolu Caddesi, 1987]( "Cevri Kalfa Bazaar, Ä°stanbul - Sultanahmet - Divanyolu Caddesi, 1987")Ã&#150;nceden Ã§alÄ±Å&#159;tÄ±Ä&#159;Ä± otel, Ä°stanbulâ&#128;&#153;u gÃ¶rmeye gelen yerli yabancÄ± turistlerin en Ã§ok ziyaret ettiÄ&#159;i semtin ana caddesinin Ã¼stÃ¼ndeydi. Tam karÅ&#159;Ä±sÄ±nda Sultanahmet Camii, solunda Ayasofya ve boÄ&#159;az gÃ¶rÃ¼nÃ¼yordu. Terasa Ã§Ä±kÄ±nca tÃ¼m bu muhteÅ&#159;em manzara gÃ¶zÃ¼nÃ¼n Ã¶nÃ¼ndeydi. Ucuz ve bakÄ±msÄ±z otelin otuz altÄ± kÃ¼Ã§Ã¼k odasÄ± vardÄ± ve Ã§alÄ±Å&#159;tÄ±Ä&#159;Ä± zamanlarda teras kattaki otuz altÄ± numaralÄ± odayÄ± kendisine vermiÅ&#159;lerdi. Bu sefer mÃ¼Å&#159;teri olarak geldiÄ&#159;i otelde gene aynÄ± odayÄ± vermiÅ&#159;ler ve para almamÄ±Å&#159;lardÄ±. Ã&#135;alÄ±Å&#159;tÄ±Ä&#159;Ä± otelin yan tarafÄ±nda bÃ¼yÃ¼k bir halÄ± maÄ&#159;azasÄ± vardÄ±. AynÄ± zamanda Ã¼st katÄ±nda TÃ¼rk edebiyatÄ±yla ilgili bir vakÄ±f bulunan tarihi bir binaydÄ± ve halÄ±nÄ±n dÄ±Å&#159;Ä±nda deri, Ã§ini, pirinÃ§, minyatÃ¼rler gibi Å&#159;ehre gelen yabancÄ±larÄ±n ilgisini Ã§ekecek Å&#159;eylerin yanÄ±nda, ucuz cinsinden neyler de satÄ±lÄ±yordu.

Eski Ã§alÄ±Å&#159;ma arkadaÅ&#159;larÄ±yla ve iÅ&#159;yeri sahipleriyle hoÅ&#159; beÅ&#159; edip ne yapÄ±p ne ettiklerine dair birbirlerine anlattÄ±ktan sonra gece odasÄ±na yatmaya Ã§Ä±ktÄ±. Ertesi gÃ¼n, insanÄ±n baÅ&#159;Ä±na hayatta Ã§ok ender gelebilen ve daha sonraki yÄ±llarda hayret, tebessÃ¼m ve ibretle hatÄ±rlayacaÄ&#159;Ä± bir olay yaÅ&#159;ayacaÄ&#159;Ä± aklÄ±na nereden gelebilirdi ki? Yoldan gelmiÅ&#159; olmanÄ±n ve o gÃ¼n yaptÄ±klarÄ±nÄ±n yorgunluÄ&#159;uyla baÅ&#159;Ä±nÄ± yastÄ±Ä&#159;a koyup derin bir uykuya daldÄ±.

Sabah kapÄ±sÄ±nÄ±n arka arkaya Ä±srarla vurulmasÄ±yla uyandÄ±. HalÄ± maÄ&#159;azasÄ±ndaki eski Ã§alÄ±Å&#159;ma arkadaÅ&#159;larÄ±ndan biri bir yandan kapÄ±ya vuruyor, bir yandan da **â&#128;&#156;Kalk, kalk! Ã&#150;nemli bir Å&#159;ey var!â&#128;&#157;** diye sesleniyordu. KalkÄ±p kapÄ±yÄ± aÃ§tÄ±.

**â&#128;&#156;GÃ¼naydÄ±n. Ne oldu?â&#128;&#157;**

**â&#128;&#156;DÃ¼kkÃ¢nda bir turist var. Ä°yi bir ney istiyormuÅ&#159;. Bizdekileri gÃ¶sterdik beÄ&#159;enmedi. BaÅ&#159;ka var mÄ± diye soruyor. Bir de seninkileri gÃ¶ster.â&#128;&#157;**

Giyinip aÅ&#159;aÄ&#159;Ä±ya indi. HalÄ± maÄ&#159;azasÄ±na gelince kendisini bekleyen yabancÄ±yla selamlaÅ&#159;tÄ±. Otuzlu yaÅ&#159;larÄ±nÄ±n ortalarÄ±nda KanadalÄ± bir mÃ¼zisyendi. BirÃ§ok batÄ± mÃ¼ziÄ&#159;i Ã§algÄ±sÄ±nÄ± Ã§alÄ±yor, neye de ilgi duyuyordu. Turistler iÃ§in satÄ±lan ucuzlarÄ±ndan deÄ&#159;il, iyi bir ney almak istiyordu.

Birlikte bir Ã§ay iÃ§ip neyleri nasÄ±l yaptÄ±klarÄ±nÄ±, kendisinin mÃ¼zikle ve edebiyatla olan yakÄ±nlÄ±Ä&#159;Ä±nÄ±, ustasÄ±yla nasÄ±l tanÄ±Å&#159;tÄ±klarÄ±nÄ±, yabancÄ±nÄ±n nasÄ±l olup da tasavvufa ve neye ilgi duyduÄ&#159;unu ve benzer Å&#159;eyleri konuÅ&#159;tuktan sonra otele geÃ§ip yukarÄ± Ã§Ä±ktÄ±lar.

Kendisinin Ã¶zenle seÃ§tiÄ&#159;i kamÄ±Å&#159;lardan ustasÄ±nÄ±n Ã¶zenerek yaptÄ±Ä&#159;Ä± ve baÅ&#159;parelerini Ã¶zel olarak boynuzdan, pÄ±razvanalarÄ±nÄ± gÃ¼mÃ¼Å&#159;ten yaptÄ±rdÄ±klarÄ± neyler odasÄ±ndaydÄ±. Her birini tek tek alÄ±p incelediler. KanadalÄ±, seslerini de duymak istediÄ&#159;ini sÃ¶yleyince hepsini teker teker Ã¼fledi. Neyleri Ã¶zen, emek ve masraf bakÄ±mÄ±ndan turistik olanlara gÃ¶re haliyle daha pahalÄ±ydÄ±. KanadalÄ± gÃ¶rÃ¼nÃ¼Å&#159; ve ses bakÄ±mÄ±ndan beÄ&#159;endiÄ&#159;i birini seÃ§ip aldÄ± ve iyi de bir fiyat Ã¶dedi. Zaten kÄ±sÄ±tlÄ± bir bÃ¼tÃ§eyle buraya geldiÄ&#159;i iÃ§in bu satÄ±Å&#159; iyi gelmiÅ&#159;ti. KanadalÄ±yla son cÃ¼mlelerini konuÅ&#159;up, gÃ¼ler yÃ¼zle birbirlerinin elini sÄ±ktÄ±ktan sonra ayrÄ±ldÄ±lar.

O gittikten sonra Å&#159;Ã¶yle bir dÃ¼Å&#159;Ã¼nÃ¼nce gÃ¶rdÃ¼ ki bu yaÅ&#159;adÄ±Ä&#159;Ä± son olay inanÄ±lÄ±r gibi deÄ&#159;ildi. O aÅ&#159;aÄ&#159;Ä±daki neylere kaÃ§ ayda bir, bir mÃ¼Å&#159;teri geliyordu? Gelse bile Ã§oÄ&#159;unlukla ne olduÄ&#159;unu bilmeden merak edip ancak hakkÄ±nda soru soruyorlardÄ±. YÄ±lda bir tanesi ya satÄ±lÄ±yordu ya satÄ±lmÄ±yordu. Bu gelen yabancÄ± sanki doÄ&#159;rudan kendisine gÃ¶nderilmiÅ&#159;ti.

ItrÃ® aklÄ±na geldi. BÃ¼yÃ¼k usta sanki kendisine selam gÃ¶ndermiÅ&#159;ti. YÃ¼zÃ¼ne yeniden bir gÃ¼lÃ¼mseme yayÄ±ldÄ±.

Bundan sonrakilerin satÄ±lÄ±p satÄ±lmamasÄ± Ã§ok Ã¶nemli deÄ&#159;ildi.

DÃ¶ndÃ¼Ä&#159;Ã¼nde arkadaÅ&#159;larÄ±na ve ustasÄ±na anlatacak gÃ¼zel bir hikÃ¢yesi vardÄ± artÄ±k.

\-------- SON --------

(1): Ve RahmÃ¢n'Ä±n heybetinden sesler kesilir. Ancak sesleri tÄ±pÄ±rtÄ±lar halinde duyabilirsin.  
TÃ¢hÃ¢ 108

(2): Ey sultan olup da dÃ¼nyada benden baÅ&#159;kasÄ± yok diyerek kendinden baÅ&#159;kasÄ±nÄ± gÃ¶rmeyen! Sen kendini uÄ&#159;ursuz bir baykuÅ&#159;, dÃ¼nyayÄ± da bir virane bil. FuzÃ»lÃ®.

(3): Sultan II. Muratâ&#128;&#153;a ait olduÄ&#159;u sÃ¶ylenen dizelerin tamamÄ± Å&#159;Ã¶yle:

SÃ¢ki getir getir yine dÃ¼nkÃ¼ Å&#159;arÃ¢bÄ±mÄ±  
SÃ¶ylet dile getir yine Ã§eng Ã¼ rebÃ¢bÄ±mÄ±  
Ben var iken gerek bana bu zevk u safÃ¢  
Bir gÃ¼n gele ki gÃ¶rmeye kimse turÃ¢bÄ±mÄ±

**Dikkat!** Bu hikÃ¢yeyle ilgili tÃ¼m haklar hikÃ¢yeyi bizzat yaÅ&#159;ayan ve yazan C. GÃ¼ner GÃ¼k'e aittir. HikÃ¢ye sahibinden izin alÄ±nmadan ve kaynak gÃ¶sterilmeden herhangi bir yerde tamamÄ±nÄ±n yayÄ±nlanmasÄ± ya da herhangi bir amaÃ§la kullanÄ±lmasÄ± durumunda yasal yollara baÅ&#159;vurulacaktÄ±r. Soru, yorum, gÃ¶rÃ¼Å&#159;, Ã¶neri ve fikirleriniz iÃ§in lÃ¼tfen aÅ&#159;aÄ&#159;Ä±daki formu kullanÄ±nÄ±z ya da hikÃ¢ye sahibiyle iletiÅ&#159;ime geÃ§iniz.

Not: Bu makale ilk olarak 4 EylÃ¼l 2012 tarihinde Blogger'da yayÄ±nlanmÄ±Å&#159;tÄ±r.



.container.kitabim-cikti{background-color:#f1f1f1;padding:12px}.container.kitabim-cikti img{transition:.5s}.container.kitabim-cikti img:hover{transform:scale(1.16) rotate(-8deg)}.kitabim-cikti h1{font-family:Playball;text-align:center;margin:0;padding:8px}[![FuzÃ»lÃ® Twitler - Ä°nciler, domuzlar ve yapbozun parÃ§alarÄ±... - Cerrah GÃ¼ner FuzÃ»lÃ®]( "FuzÃ»lÃ® Twitler - Ä°nciler, domuzlar ve yapbozun parÃ§alarÄ±... - Cerrah GÃ¼ner FuzÃ»lÃ®")](https://www.kitapyurdu.com/kitap/fuzuli-twitler/665374.html "FuzÃ»lÃ® Twitler - Ä°nciler, domuzlar ve yapbozun parÃ§alarÄ±... - Cerrah GÃ¼ner FuzÃ»lÃ®")



\- Bu yazÄ±yÄ± beÄ&#159;endiniz mi?  
\- Yazara destek olmak iÃ§in kitabÄ±nÄ± satÄ±n alabilirsiniz.

# [FuzÃ»lÃ® Twitler](https://www.kitapyurdu.com/kitap/fuzuli-twitler/665374.html "FuzÃ»lÃ® Twitler - Ä°nciler, domuzlar ve yapbozun parÃ§alarÄ±... - Cerrah GÃ¼ner FuzÃ»lÃ®")

**Ä°nciler, domuzlar ve yapbozun parÃ§alarÄ±...**

[KitabÄ± SatÄ±n Al](https://www.kitapyurdu.com/kitap/fuzuli-twitler/665374.html "FuzÃ»lÃ® Twitler Kitap - Cerrah GÃ¼ner FuzÃ»lÃ® - Ä°nciler, domuzlar ve yapbozun parÃ§alarÄ±...")











 
	<nav class="pagination text-center" v-if="pagination.last_page > 0">
		<ul >
			<li v-if="showPrevious()" :class="{ 'disabled' : pagination.current_page <= 1 }">
				<span v-if="pagination.current_page <= 1">
					<span aria-hidden="true">Ã&#150;nceki
				
				<a href="#" v-if="pagination.current_page > 1 " :aria-label="config.ariaPrevioius"
				   @click.prevent="changePage(pagination.current_page - 1)">
					<span aria-hidden="true">Ã&#150;nceki
				
			
			<li v-for="num in array" :class="{ 'active': num === pagination.current_page }">
				<a href="#" @click.prevent="changePage(num)">{{ num }}
			
			<li v-if="showNext()" :class="{ 'disabled' : pagination.current_page === pagination.last_page || pagination.last_page === 0 }">
				<span v-if="pagination.current_page === pagination.last_page || pagination.last_page === 0">
					<span aria-hidden="true">Sonraki
				
				<a href="#" v-if="pagination.current_page < pagination.last_page" :aria-label="config.ariaNext"
				   @click.prevent="changePage(pagination.current_page + 1)">
					<span aria-hidden="true">Sonraki
				
			
		
	
 
		<div class="ccomment-avatar">
			<a v-if="profileLink" v-bind:href="profileLink">
				<img v-bind:data-src="avatar" class="lazyload" />
			
			<img v-else v-bind:data-src="avatar" class="lazyload" />
		

 
		<a v-if="profileLink" :href="profileLink">
			<span class="ccomment-author">{{name}}
		
		<span v-else class="ccomment-author">{{name}}
	 
		<a :href="'#ccomment-comment=' + id" class="muted ccomment-created">
			{{date}}
		
	  

 
	<div class="ccomment-customfields" v-if="customfields">
		<strong>Custom fields
		<dl class="dl-horizontal">
			<template v-for="customfield in customfields">
				<dt>{{customfield.title}}
				<dd>{{customfield.value}}
			
		
	
 
	<li v-bind:class="model.class+' ccomment-level-'+model.level">
		<div class="ccomment-comment-content" v-bind:id="'ccomment-comment-'+model.id">
			<div class="ccomment-data">
								<div class="ccomment-content">
					<div class="ccomment-meta">
						<ccomment-user-name v-bind:name="model.name" v-bind:profileLink="model.profileLink">
						<ccomment-created v-bind:date="model.date" v-bind:id="model.id">
					

					<div v-html="model.comment">
					


					<div v-if="model.galleria" class="js-ccomment-galleria galleria ccomment-galleria">

					<ccomment-customfields v-bind:customfields="model.customfields">
					<div class="ccomment-actions">
													<span class="muted">
					{{model.votes}}
					<i class="ccomment-thumbs-up ccomment-voting" v-on:click="vote(+1, model.id)">
					<i class="ccomment-thumbs-down ccomment-voting" v-on:click="vote(-1, model.id)">
				
						
													<button class="btn btn-small ccomment-quote btn-link" v-on:click="quote(model.id)">
								AlÄ±ntÄ±la							
						
													<button v-if="showReply" v-on:click="reply = !reply" class="btn btn-small ccomment-reply btn-link">
								Cevapla							
						
						<div class="pull-right ccomment-moderation">
							<button v-if="model.commentModerator" class="btn btn-mini btn-ccomment-edit" v-on:click="edit(model.id)">
								Edit							

													
					
				
			


			<keep-alive>
				<ccomment-form v-if="reply" :ref="'form-'+model.id" v-bind:focus="true">
					<input slot="parent-id" name="jform[parentid]" type="hidden" v-bind:value="model.id"/>
				
			
		

		<ul v-if="hasChildren">
			<ccomment-comment class="item" v-for="model in getChild()" v-bind:key="model.id" v-bind:model="model">
			
		
	

 
			<form class="ccomment-form" v-on:submit.prevent="onSubmit">
				<div class="ccomment-error-form row-fluid  margin-bottom" v-if="error">
					<div class="alert alert-error">
						{{errorMessage}}
					
				
				<div class="ccomment-info-form row-fluid  margin-bottom" v-if="info">
					<div class="alert alert-info">
						{{infoMessage}}
					
				
				<div class="row-fluid margin-bottom">
											<div class="span1 hidden-phone">
							<ccomment-avatar v-bind:avatar="getAvatar">
						
					
					<div class="span11">
						<textarea v-on:focus="toggle" name="jform[comment]" class='js-ccomment-textarea ccomment-textarea span12 required' placeholder="Bir yorum yaz..." >

						<div v-show="uploadImage">
							
<div class="fileupload">
    <!-- The fileupload-buttonbar contains buttons to add/delete files and start/cancel the upload -->
    <div class="row fileupload-buttonbar">
        <input type="file" name="files[]" class="js-ccomment-file-upload-real ccomment-file-upload-real" multiple/>
        <div class="panel panel-default compojoom-notes">
            <div class="panel-body">
                <!-- The global file processing state -->
                <span class="fileupload-process"><span class="fa fa-spinner fa-pulse">
                Attach images by dragging & dropping or <span type="button" class="js-file-upload-fake ccomment-file-upload-fake btn-link"> by selecting them.                <br/>
                <small class="muted">The maximum file size for uploads is <strong>10MB.                    Only <strong>gif,jpg,png files are allowed.

                <!-- The global progress state -->
                <div class="fileupload-progress fade hide d-none">
                    <!-- The global progress bar -->
                    <div class="progress progress-striped active" role="progressbar" aria-valuemin="0" aria-valuemax="100">
                        <div class="progress-bar progress-bar-success" style="width:0%;">
                    
                    <!-- The extended global progress state -->
                    <div class="progress-extended">&nbsp;
                
                <div class="ccomment-file-list">
                    <div class="alert alert-warning hide d-none compojoom-max-number-files">
                        The maximum number of 3 allowed files to upload has been reached. If you want to upload more files you have to delete one of the existing uploaded files first.                    
                    <table role="presentation" class="table table-striped">
                        <thead>
                        <tbody class="files">
                    
                    <div class="alert alert-warning hide d-none compojoom-max-number-files">
                        The maximum number of 3 allowed files to upload has been reached. If you want to upload more files you have to delete one of the existing uploaded files first.                    
                
            
        
    

						

						<div v-show="active">
							<div class="span4 muted small">
								Yazan:																	<button type="button" v-on:click="display = !display" class="btn-link btn-small ccomment-posting-as">{{getDefaultName}}
									
															
															<label class="checkbox pull-right small ccomment-notify">
									<input type="checkbox" value="1" name="jform[notify]Æ&#146;" v-on:click="notify = !notify"/>
									<span class="muted">
										Yeni yorumlarÄ± bana e-posta ile bildir									
								
							

						
					
											<div v-show="display" class="row-fluid ccomment-user-info offset1					span11">
							<div class="span6">
								<input name="jform[name]" class="ccomment-name span12 no-margin " type='text' v-bind:value="getName" v-on:input="updateDefaultName" placeholder="Adnz yazn" tabindex="2" />
								<span class="help-block pull-right small muted">
								Yorumunuzun yannda grnr							
							

															<div class="span6">
									<input name='jform[email]' class="ccomment-email span12 no-margin " type='text' v-bind:value='getEmail' v-on:input="updateUserEmail" placeholder="E-posta adresi" tabindex="3" />
									<p class="help-block small pull-right muted">
										Herkese ak olarak gsterilmiyor.																			
								
													
					

					
					

					<div class="row-fluid ccomment-actions" v-show="active">
													<div class="pull-left muted small ccomment-undergo-moderation offset1">
								Yorumlar moderatÃ¶r denetiminden sonra yayÄ±nlanacaktÄ±r.							
												<div class="pull-right">
							<button v-on:click="reset()" type="button" class="btn ccomment-cancel">
								VazgeÃ§
							<button type="submit" class='btn btn-primary ccomment-send' tabindex="7" name='bsend'>
								<span v-if="isSending">
									Saving...								
								<span v-else>
									GÃ¶nder								
							
						
					
				

				<input type="hidden" name="jform[contentid]" v-bind:value="itemConfig.contentid"/>
				<input type="hidden" name="jform[component]" v-bind:value="itemConfig.component"/>
				<input type="hidden" name="jform[page]" v-bind:value="page"/>
				<slot name="parent-id">
			
		 
{% for (var i=0, file; file=o.files[i]; i++) { %}
    <tr class="template-upload fade">
        <td>
            <span class="preview">
        
        <td>
         <span class="name"><i>{%=file.name%}
            <div class="compojoom-single-file-progress">
	            <div class="progress progress-striped active" role="progressbar" aria-valuemin="0" aria-valuemax="100" aria-valuenow="0">
	                <div class="progress-bar progress-bar-success" style="width:0%;">
	            
	           <small><strong class="size">Processing...
			
        
        <td>
            {% if (!i && !o.options.autoUpload) { %}
                <button class="btn btn-default btn-xs start" disabled>
                    <i class="fa fa-upload">
                    <span>Start
                
            {% } %}
            {% if (!i) { %}
                <button class="btn btn-default btn-xs btn-xs cancel pull-left">
                    <i class="fa fa-stop">
                    <span>Cancel
                
            {% } %}
        
    
{% } %}
 
{% for (var i=0, file; file=o.files[i]; i++) { %}
    <tr class="template-download fade">
        <td style="">
        {% if (file.thumbnailUrl) { %}
            <span class="preview">
                {% if (file.url) { %}
					<a href="/{%=file.url%}" title="{%=file.name%}" download="{%=file.name%}" data-gallery>
						<img data-src='{%=file.thumbnailUrl%}' class="lazyload" />
					
				{% } else { %}
					<img data-src='{%=file.thumbnailUrl%}' class="lazyload" />
				{% } %}
            
		{% } %}
        
        <td>
        {% if (!file.error) { %}
	        <div class="file-meta">
			    <div class="row">
			        <div class="col-lg-4">
			           <input type="text" class="form-control" placeholder="Title" name="jform[picture_data][{%=file.name%}][title]" value="{%=file.title%}" />
			        
			        <div class="col-lg-8">
			            <input type="text" placeholder="Description" class="form-control" name="jform[picture_data][{%=file.name%}][description]" value="{%=file.description%}" />
			        
			    
	        
		 {% } %}
        {% if (file.error) { %}
            <div><span class="label label-danger">Error {%=file.error%}
        {% } %}
        
        <td style="text-align: center">
            {% if (file.deleteUrl) { %}
                            {% } else { %}
                 <button class="btn btn-default btn-xs btn-xs cancel">
                    <i class="fa fa-stop">
                    <span>Cancel
                
            {% }%}
            {% if (!file.error) { %}
            <input type="hidden" name="jform[picture][]" value="{%=file.name%}" />
            {% } %}
        
    
{% } %}
 
	<div class="row-fluid ccomment-menu">
		<h4 class="pull-left">
			Yorumlar			(<span class="ccomment-comment-counter">{{pagination.total_with_children}})
		
		<div class="pull-right">
							<button v-on:click="newComment" class="ccomment-add-new btn btn-mini" title='Yorum yaz'>
					Yorum yaz				
														
	
    
   

 window.compojoom=compojoom=window.compojoom||{};compojoom.ccomment={user:{"loggedin":false,"avatar":"https:\/\/www.cgfuzuli.com\/media\/com_comment\/images\/noavatar.png"},item:{"contentid":342,"component":"com_content","count":0},config:{"comments_per_page":0,"sort":0,"tree":1,"use_name":0,"tree_depth":5,"form_position":0,"voting":1,"copyright":1,"pagination_position":0,"avatars":0,"gravatar":0,"support_ubb":0,"support_emoticons":0,"support_picture":0,"name_required":0,"email_required":0,"baseUrl":"https:\/\/www.cgfuzuli.com\/","langCode":"tr","file_upload":{"url":"https:\/\/www.cgfuzuli.com\/index.php?option=com_comment&amp;task=multimedia.doIt","formControl":"jform","fieldName":"picture","maxNumberOfFiles":3,"fileTypes":"gif,jpg,png","maxSize":"10","component":"com_comment","imageSize":{"x":"2400","y":"1800"}}}};   ![close popup button]() ×  ![close popup button]() ×[![FuzÃ»lÃ® Twitler Kitap - Cerrah GÃ¼ner FuzÃ»lÃ® - Ä°nciler, domuzlar ve yapbozun parÃ§alarÄ±...]( "FuzÃ»lÃ® Twitler Kitap - Cerrah GÃ¼ner FuzÃ»lÃ® - Ä°nciler, domuzlar ve yapbozun parÃ§alarÄ±...")](https://www.kitapyurdu.com/kitap/fuzuli-twitler/665374.html "FuzÃ»lÃ® Twitler Kitap - Cerrah GÃ¼ner FuzÃ»lÃ® - Ä°nciler, domuzlar ve yapbozun parÃ§alarÄ±...")

### FuzÃ»lÃ® Twitler

Ä°nciler, domuzlar ve yapbozun parÃ§alarÄ±...



\- Cerrah GÃ¼ner FuzÃ»lÃ®

[KitabÄ± Ä°ncele](https://www.kitapyurdu.com/kitap/fuzuli-twitler/665374.html "FuzÃ»lÃ® Twitler Kitap - Cerrah GÃ¼ner FuzÃ»lÃ® - Ä°nciler, domuzlar ve yapbozun parÃ§alarÄ±...")